THY’de yüzler asıldı
THY’de yüzler asıldı
Türk Hava Yolları çalışanları greve evet dedi. Kendi kaderlerini belirlemek için 4 gün boyunca sandık başına giden THY çalışanları verdikleri oylarla grevin yapılması yönünde karar aldılar.Karlıtekin yaptığ açıklamada sorumluluğun bundan sonra Hava-İş’te olduğunu ileri sürdü.
Resmi olmayan sonuçların gelmesiyle birlikte yükselen tansiyon THY Genel Müdürlüğü’nde soğuk duş etkisi yaratırken bazı sendika temsilcilerini “Kazandık zafer bizim” şeklinde sevinç çığlıları attıkları ortamda Genel Müdürlük katından aşağıya gelen ve basın mensuplarının karşısına geçen THY Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin, Yönetim Kurulu Üyesi
Hamdi Topçu, Genel Müdür Temel Kotil ve Teknik A.Ş. Genel Müdürü İsmail Demir’in oldukça üzgün oldukları gözlemlenirken Karlıtekin yaptığı açıklamada çalışanlarının greve evet dediklerini açıkladı. Karlıtekin konuşmasının devamında şunları söyledi:
Şu Anda SorumlulukSendika Yönetimindedir
“THY’de greve hayır çıkabilmesi için 5100 adet oya ihtiyacımız vardı. Bu oya ulaşılamamıştır. Teknik A.Ş.’de de benzer bir durum söz konusudur. Tabi bu demokratik bir sürecin işlemesidir. Biz bunu bir gerçeklik bir realite olarak aldık kabul ettik. 3 Ağustos Cuma günü yapılan yönetim kurulu toplantısının akabinde yine sizlerle bir araya gelmiştik. Burada sorulan soru üzerine geldiğimiz noktanın şirket imkanlarımızı zorlayarak gelebileceğimiz ekleyebileceğimiz en ileri nokta olduğu beyanlane bugün ve yarıngreve evet çıktığında ya da greve hayır çıktığında muhtemel bir grev neticesinde bu noktadan daha ileri gitme imkanımız bulunmuyor demiştim ve bu tavrımızı çok net olarak beyan etmiştik. Şu andan itibaren sorumluluk sendika yönetimindedir. Kendileri de bu sonuçları değerlendireceklerdir. Biz, ortaya koyduğumuz teklifimizin arkasındayız. Artık kendileri bu teklifi değerlendirip bize gelerek yeni bir müzakere süreci başlayacaktır. Müzakere sürecinde ufak tefek detaylar dışında ana hatlarıyla gelebileceğimiz yeni bir noktanın olmadığını beyan etmiştik.Sonuç itibariyle netice böyle olmuştur. Bu neticenin THY’ye Türk Milletine, havayolları çalışanlarına hayırlar getirmesini diliyoruz.”
Bundan sonraki süreçle ilgili görüşünü soran bir gazeteciye Karlıtekin sorulan bir soru üzerine “Bundan sonra sendika yönetiminin kendilerine gelerek,bir yaklaşımda bulunursa bizim tavrımız zaten belli. Daha faklı olmayacağına göre insiyatif artık onlarda. Konuyu bir kere daha değerlendireceğiz.” şeklinde cevap verdi.
“THY’yi sıkıntıya sokabilecek bir sürecin içinde olmayacağız”
Karlıtekin bir başka soru üzerine“Oylama sürecinin resmi sonuçlarının açıklanması lazım. Resmi süreç sonlandıktan sonra artık gelişmeler birbirini takip edecek. Şirketin kısa dönemde önünü açıp ileri dönemde ve uzun vadede şirketin başını belaya sokabilecek hiçbir sürecin içersinde olmayacağımızı beyan ettik. Yani bile bile biz bu şirketi bir sıkıntıya götüremeyiz. Sonunda bizim bu şekilde tavır almamız yine şirket çalışanlarını iş güvenliğini tehdit eden bir tavır olur, populist bir tavır olur. Şirket gerçekliğinden sektörümüzün rekabet koşullarından ve ülkemizin gerçeklerinden kopuk bir tavır olur “dedi.
Gazetecilerin, THY’nin çalışanlarına kendinizi yeterince anlatamadınız mı şeklinde bir soruya ise Karlıtekin “Ben aynı kanaatte değilim, çalışan her şeyin farkında burada sendikanın siz greve evet deyin, greve evet demek sizi greve taşımaz, bizim işveren karşısındaki elimizi güçlendirir biz grev yapmayacağız şeklindeki personele yaptıkları beyanlarda greve evet denilmesinde önemli bir rol oynadı. Yoksa biz havayollarının hakikatini gerçekliklerini personelimize anlatamadığımız kanaatinde değilim” dedi.
Candan Karlıtekin’in basın açıklamasının yanı sıra THY Yönetimi tarafından basın meksuplarına dağıtılan yazılı açıklamada ise şu görüşlere yer verildi;
Resmi olarak 16 Mart2007 tarihinde başlayan, arabulucu aşaması da dahil olmak üzere arada geçen yaklaşıkbeş aylık sürede uzlaşmaya varılmayan ve sendika yönetimini grev kararı aşamasına kadar uzanan 21.Dönem Toplu İş Sözleşmesi sürecinde grev oylaması tamamlandı.
Oylama sonucunda hem çalışanlarımızın hem Sendika Yönetimi’nin iyi okuması gerekir. Her ne kadar sandıktan yeterince “Greve Hayır” oyu çıkmamış olsada yaklaşık yarıya yakın çalışanımızın kararlı bir şekilde “Greve Hayır” demiş olması, aslında çalışanlarımızın büyük bir bölümününkesinlikle grev istemediğinin göstergesidir. Ne yazık ki, çalışanlarımızın büyük bir bölümünün “Greve Evet” oyu vermenin greb yapmak anlamına gelmeyeceği yönündeki düşüncelerine ve hala pazarlık yapılabileceği yönündeki beklentileri bu sonuca yol açmıştır.
Ancak, son olarak 3 Ağustos 2007 tarihinde THY Yönetim Kurulu olarak yaptığımız açıklamadada açık ve net bir şekilde belirttiğimiz üzere, Ortaklığımız Yönetiminin halen masada olan teklifi, Ortaklığımızın tüm imkanlarını zorlanarak verilen bir tekliftir. ”Ne bugün ne yarın; ne greve evet denildiğinde, ne de grev uygulamasınageçildiğinde ve ne de muhtemel bir grev sonrasında bu tekliften bir adım ileri gidilmeyeceği”,tüm kuşkuları ve aksi yöndeki beklentileri ortadan kaldırma yönünde yazılı ve sözlü olarak ifade edilmiştir. Muhtemelen bir grev durumunda ise teklifimimizin artık masada olmayacağı özellikle vurgulanmıştır.
Ortakılığımız Yönetim olarak teklifimizin imzalanmak üzere masada olduğunu tekrar hatırlatırız. Ekonumik ve sosyal açıdan önemli iyileştirmeler içeren bir teklif masada dururken, çalışanlarımıza, kurumumuza, ülkemize ve onbinlerce ailenin ekmek yediği turizm sektörümüze ağır darbe indirecek bir grevi çalışanlarımızın istemediğini iyi biliyoruz. THY çalışanı kendisine, kurumuna ve ülkesine böyle bir zarar vermek istemeyecektir.
Grevle yeni bir şeyler alınabileceği yönündeki telkinlere kimse kulak asmamalıdır. Çalışanlarımız muhtemelen bir grevin ağır sonuçlarını mutlaka hesaba katmalıdır. Çalışanlarımızn bir grev uygulamasına asla izin vermeyeceğine inanıyoruz.”

