Trabzon havalimanını bekleyen tehlike
Trabzon Havalimanı’nın uçuş güvenliği açısından uluslararası mania kriterlerine
uygunluğuyla ilgili tartışmalar üzerine Havalimanı Başmüdürü Vedat Atabek
açıklamalarda bulundu. Pelitli beldesindeki bazı alanlar ile Karadeniz Teknik
Üniversitesi’nin (KTÜ) bulunduğu bölgede bazı noktalardaki yapılaşmaların
Trabzon Havalimanı’nın uçuş güvenliği açısından olumsuzluklar oluşturduğunu
anlatan Atabek “Bu bölgedeki yapılaşma tamamen doğal mania kriterlerinin
üzerine çıkan bir yapılaşma haline gelmiştir. Bazı
binalar 6,5 metrenin üzerine çıkan görüntü itibarıyla mania teşkil edecek
niteliktedir” dedi. Toplantıda bu binaların uluslararası mania kriterleri
standartlarına aykırı olduğunun dile getirildiğini ve ilgili belediyelerin bu
konuda gerekli hassasiyeti göstermesi istendiğini anlatan Atabek, şöyle
konuştu: “Uluslararası uçuş kuralları bu tür maniaların engellenmesini
istemektedir. Bu alanlarda yapılacak yapılaşmalarda önce bina yükseklikleriyle
ilgili müsaade alınması gerekir. Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğü’nün mania kriterlerinin üzerine çıkan bu tür yapılaşmalara müdahale
etmesi gerekiyor. Bu da son dönemlerde il valiliklerine düşen bir görev haline
getirilmiştir.”
Denetime tabi havalimanlarında uçuş güvenliğine zarar verecek her türlü
yapılaşmanın Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve Eurocontrol
tarafından titizlikle takip edildiğini, SHGM’nin de bu konuda çok titiz
davrandığını ve gerekli çalışmaları yaptığını ifade eden Atabek, şöyle konuştu:
“Eğer denetime tabi olan meydanlarda mania kriterlerini tahdit eden bir
yapılaşma varsa uçuşlarla ilgili tahdit uygulanabileceği apaçık
ortadadır.”
Atabek, Trabzon Havalimanı pistinin uluslararası standart ve kriterlere uygun
olup 24 saat uçuş trafiğine açık olduğunu belirterek Trabzonspor Mehmet Ali
Yılmaz Tesisleri’ndeki ışıklandırmayla ilgili bir dönem gündeme gelen
şikayetlerin de ortadan kaldırıldığını söyledi.
Öte yandan Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü Havaalanları
Mania Kontrol Yönergesi’nin amacını açıklayan ilk maddesinde şöyle deniyor:
“Bu yönergenin amacı hava alanları içinde ve çevresinde, Uluslararası
Sivil Havacılık Anlaşması’nın ‘Hava Alanları’ başlıklı 14 sayılı eki ile
yayımlanan mania kriterlerine göre Ulaştırma Bakanlığı’nca belirlenen sahalar
dahilinde, hava trafiği, uçuş güvenliği ve haberleşmeyi engelleyecek, hava
seyrüseferi ve hava alanı güvenliğini tehlikeye düşürecek
nitelikte ve yükseklikte bina, yapı, inşaat yapılması, ağaç ve direk
dikilmesiyle tesis kurulmasının önlenmesi için hava alanı yöneticileri
tarafından yapılacak işlemlerin uygulama esas ve usullerinin
belirlenmesidir.”
Havalimanı çevresindeki belediyelerin konuyla ilgili bilgilendirilmesi hükmünün
de bulunduğu yönergede, Havaalanı Yöneticisinin Sorumluluğu’nu düzenleyen 5.
maddede ise şu hüküm yer alıyor:
“Havaalanı yöneticisi, bu yönerge kapsamında tanımlanan mania kriterlerine
göre, yapılaşma gelişimlerini sürekli izlemek, yapılaşmalar nedeniyle oluşabilecek
manialar konusunda ilgili makamlarla işbirliği içinde gerekli önlemlerin
alınmasını sağlamak ve bunları Genel Müdürlüğe rapor etmekten sorumludur.
Havaalanı yöneticisi, havaalanı sınırları içinde veya dışında DHMİ Genel
Müdürlüğü’ne ait arazilerde mania oluşmaması için gerekli önlemleri alacaktır.
DHMİ Genel Müdürlüğüne ait olmayan araziler için ise
ilgili belediye veya ilgili Kamu Kurum/Kuruluşları ile yakın işbirliği içinde
olacak ve kendilerini bilgilendirerek oluşmakta olan manialarda gelişmenin
durdurulması talep edecek ve bu durumu bir rapor halinde gecikmeksizin Genel
Müdürlüğe bildirecektir.”
Kısıtlamalar başlığı altındaki 15 maddenin ‘b’ bendinde yer alan mania
kriterleri ise şu şekilde düzenleniyor:
“Cihaz anteni merkez olmak şartıyla
içerisinde yükseklik (kot farkı) sıfır olacaktır. Anten merkez olmak şartıyla
içerisinde yüksekliği 7 metreyi aşmayan tek ağaçlara ve metal olmayan
cisimlere, sundurma, hangar, baraka vb.ne izin verilebilir. Anten merkez olmak
şartıyla
ila
yarıçaplı alan içerisinde; yüksekliği 10 metreyi aşmayan ağaç gruplarına,
yüksekliği 1,20 metreyi aşmayan çalılık, fundalık ve tel örgülere, metal
içerikli binalara ve 10kV’ı aşmayan yarıçap hizasında (yönünde/radyalinde)
yüksekliği 5 metreyi aşmayan enerji/telefon nakil hatlarına, yüksekliği 12
metreyi aşmayan tek ağaçlara izin verilebilir. Anten merkez olmak şartıyla
içerisinde yüksekliği anten kotuna göre 0.5 derece ve altı metrenin altındaki
metal binalara, yüksekliği anten kotuna göre derece ve 12 metrenin altındaki
yoğun orman veya metal içerikli binalara, yüksekliği anten kotuna göre 1.5
derece ve 9
metrenin altında radyale göre 10 derecenin altında yatay uzanıyorsa nakil
hatlarına izin verilebilir.”

