Tuncay Doğaner neden görevden alındı
Atlas Jet Havayollarında yaşanan yönetim değişikliği geçtiğimiz haftaya damgasını vurdu. Yönetim değişikliğinden öte mevcut yönetimin bir akşam operasyonuyla görevden alınmasıyla ilgili olarak yazılıp çizinler bambaşka görüşlere işaret ediyor. Bu bilgi kirliliği içerisinden gokyuzuhaberci olarak sizin için en yoğun iddiaları ayıklayarak tasnifledik.
İşte Atlas Jet devriminde kronolojik olarak perde arkası:
Giriş;
İstanbul Havayollarında ikinci pilot olarak uçan Tuncay Doğaner “UFO gördüm” iddiası sonrasında ilk olarak medyayla tanıştı.
Doğaner daha sonra TALPA Genel Sekreteri oldu. Burada Fevzi Altınbulak’ın muhafazakar yapısıyla çatışan Doğaner medeni, aktif ve agresif tavırlarıyla ön plana çıktı ve sektör tarafından tanınır hale geldi.
Tuncay Doğaner İstanbul Havayolları’ndan ayrılarak STS Danışmanlık isimli ortak olduğu firmayı kurdu. Bu firmanın diğer ortakları Ankara’lı havacı Serdar Kalyoncu ve PKK elebaşısını Kenya’dan Türkiye’ye getiren uçağın kaptan pilotu ve sevilen Bursalı havacı Sadık Sindel idi. Üçünün isimlerinin baş harflerinden oluşan bu şirket bir yıla yakın bir süre uyum içerisinde çalıştı. Sonra bir gün şirketin soyulduğu ve tüm bilgisayarların çalındığı iddiasından sonra ortaklık sona erdi.
Doğaner daha sonra Gözen Grubunun büyük patronu Mekin Gözen ile arkadaşlığını ilerletti. O sıralarda FreeBird Havayolları Gözen Grubun bünyesinde birkaç küçük uçakla faaliyet gösteriyordu. Uçaklar; Onur Air’in ilk hissedarlarından Yusuf Taragano tarafından getirtilmiş ancak sonrasında bu birliktelik bir ortaklığa dönüşmeden sona ermişti. Mekin Gözen ve Tuncay Doğaner’in dostlukları burada başladı.
Gözen grubunun çalışma tekniği akşamları merkez binanın şömineli odasında yapılan içki sohbetleri şeklindeydi. Şömine sohbetlerinde sosyal duruşu ve yüksek egosuyla kabul gören Doğaner ile Gözen’in dostlukları ilerledi ve kısa süre sonra Doğaner Free Bird’ün Genel Müdürü olarak göreve başladı.
Asıl amaç iç hatlarda aktif olacak bir şirket kurmak ve bunu hayata geçirmekti. Onur Air’in iç hatlara yeni başladığı dönemdi ve henüz havacılığın oyuncuları gerçek rollerine bürünememiş, halkın gözünde bir marka imajı oluşmamıştı.
Bu sıralarda Mekin Gözen’in kulağına Tuncay Doğaner’in ETS Grubunun patronları Ersoy kardeşlerle görüştüğü ve birlikte Atlas Havayolları’nı almak için girişimde bulunacaklarının bilgileri geliyordu. Mekin Gözen’in anlatımıyla bir akşam bu durumu Mekin Gözen Tuncay Doğaner’e açıkça sorar. Doğaner, bunun bir yalan ve safsatadan ibaret olduğunu söyleyerek görüşmeyi yalanlar.
Ertesi sabah ofise gelen Mekin Gözen Tuncay Doğaner ve yakın ekibinin istifa mektuplarıyla karşılaşır. Yaşadığı bu ticari manevrayı psikolojik olarak kabullenemediğini sık sık tekrarlayan Mekin Gözen bu olaydan sonra iç hatlara girmek fikrinden vazgeçerek charter uçuşlara devam etme kararı alarak büyümekten vazgeçer.
Gelişme:
Atlas Jet’te her şey yolunda gidiyor gözükmektedir. Ancak Ersoy kardeşlerin hızlı ticari yükselişleri havacılıkla değil turizmle gerçekleşmiştir ve kendi açıklamalarıyla da havacılığın detaylarını bilmediklerini itiraf etmektedirler.
Bu arada sektörde sürekli olarak Atlas Jet’in kiraladığı uçaklarda hata yaptığı ve gerek kiralama rakamlarının olukça yüksek olması gerek ise filo yapılanması bakımından ticari hatalara imza atıldığı öne sürülmektedir.
Bu sırada Atlas Jet’in ticari rakip olarak kendisine hem üst segment yolcu taşıyan Türk Hava Yolları’nı hem de düşük maliyetli diğer taşıyıcıları hedef alarak geniş bir cephede savaş açtığı yorumlanmaktadır. Bu nedenle şirketin yolcu kimliğinin bir türlü belli olmadığı ise iletişimciler tarafından ortaya konan bir yorumdur. Atlas Jet ise bu iddialara yaptığı büyük rakamlı reklam harcamalarıyla cevap vermektedir.
Ancak reklam kampanyalarında da MARKA grubunun agresif arzı nedeniyle adından çokça söz ettirmesine rağmen uyumlu bir marka ismi yaratılmamış olduğu yorumları da yaygınlaşmaktadır.
Bu arada şirketin mali olarak sıkıntılar yaşadığı ve sürekli olarak Ersoy kardeşler tarafından subvanse edildiği de kulağa gelen dedikodular arasındadır.
Şirket Atlas Havayolları olarak Öger Group’tan tamamen satın alındığında zaten milyonlarca dolar borcu olduğu öne sürülmekte ve Vural Öger’in aslında şirketi borçlarıyla sattığı söylenmektedir.
Bu arada Atlas Jet ise olanca hızıyla agresif reklamlarına devam etmektedir.
Ancak işlerin kötüye gitmesi üzerine blok halinde uçakların Suudi Arabistan’a kiralandığı haberi felaket tellalı gibi konuşanların söylediklerinde haklılık payı olduğunu akla getirmektedir.
Reklamlardaki uçakların konforuna işaret eden koltuk aralarının geniş olduğu ve koltukların deriden imal edildiği nüanslarına rağmen şirket filosundaki küçülmeyi Word Focus Havayollarından kiraladığı MD tipi uçaklarla kapatmaya çalışır. Oysa aslında MD’ler Onur Air’in ağırlıklı olarak kullandığı ve Atlas’ın bu nedenle reklamlarında hedef aldığı uçakların ta kendisidir.
SONUÇ:
Bir öğlen Atlas Jet’in uçağının kaçırıldığı haberi ajanslara düşer. Korsanlar pazarlık için şartlarını öne sürerken uçağın pilotları kokpit camından atlayarak kaçar. Panik ve kargaşa sonrasında yolcular da uçaktan atlayarak kaçarlar. Korsanların acemiliği sayesinde bu kaos kazasızca atlatılır ancak pilotların uçağı terk etmesi ve uçaktan kaçan yolcuların görüntüleri hem Atlas Jet markasına hem de Türk sivil havacılığına ciddi zararlar verir. Çünkü görüntü trajikomiktir. Oysa bu uçak ve pilotlar Atlas’ın kendi ekibi ve uçağı değil Word Focus’tan kiralan MD’lerden biri ve aynı şirketin ekibidir.
Birkaç ay sonra bir sabah ise yine aynı ajanslar Word Focus’un MD’lerinden birinin Isparta seferi sırasında düştüğü ve uçaktan kurtulan olmadığı haberini geçerler. Acı büyüktür.
Uçağın Atlas’ın olmadığı bilgilerine rağmen enkazın üzerindeki Atlas yazıları markanın adını tarihe kötü harflerle kazımıştır.
Ertesi gün gazetelere verilen siyah beyaz ilanda ölenlere başsağlığı dilenirken o güne kadar taşınmış yolcuların rakamı veriler onların da salimen gidecekleri yerlere ulaştırıldığı mesajı reklam kokmaktadır ve artık hem sektör hem de Türkiye bu kavgacı yaklaşım nedeniyle Atlas Jet markasından kopmaya başlamıştır.
Bu sırada Ersoy kardeşlerden Atlas’la ilgili olan murat Ersoy’un Tuncay Doğaner’le arasının açıldığı da gelen bilgiler arasındadır.
Doğaner ve ekibinin görevden alınacağı da 2008 Ocak ayında konuşulmaya başlanır. Ancak Murat Ersoy’un bu operasyonu sezon başında yani Mart ayında yapacağı söylenir. Çünkü Murat Ersoy henüz şirketin başına geçireceği CEO ve diğer tasnif edeceği ekip için eleman arayışını tamamlayamamıştır ve sektördeki kötü imaj nedeniyle yetenekli yönetici bulması da oldukça zor gözükmektedir.
Bu arada Tuncay Doğaner’in Pegasus’un patronu Ali Sbancı ile görüştüğü duyulur. Kulaktan kulağa yayılan bu habere göre iyi niyeli ve yeni projelere yönelik başlayan bu toplantı kavga ve tartışmayla sonuçlanır.
Birkaç gün sonra ise Doğaner’in yurt dışında bir şirketle görüştüğü ve bu görüşmelerin tamamının Atlas Jet’in geneline yönelik değil kişisel angajmanlar için olduğu öne sürülür.
Bu sırada CNBC-E Business dergisine kapak olan Tuncay Doğaner uçak düştüğü zaman hissettiklerini tekrarlayarak bir iletişim kazasına imza atarak yaşanan acı olayları en üst makamdan tekrar hatırlatan birisi olarak markaya onarılması güç bir yara daha vermişti.
Sonunda Murat Ersoy’un Airbus’la görüşmeye gittiğini zannettiği Tuncay Doğaner ve Ticaret Müdürü’nün bir başka ülkede görüşmelerde bulunduğunu öğrenmesi bardağı taşıran son damla olduğu belirtiliyor.
Geçtiğimiz hafta bir akşamüzeri arkadaşları ve hatta şoförüyle birlikte görevden alınan Tuncay Doğaner’in iddiaya göre binaya girmesi yasaklanmış, belgeleri ve bilgisayarına el konulmuş.
Personelle bir toplantı yapan murat Ersoy’un ise olayı yorumlarken usulsüzlük ve yolsuzluk ithamlarında bulunduğu ise henüz doğrulatılmamış bilgiler arasında bulunuyor.
ŞİMDİ:
Doğaner’in yerine getirilen kaptan pilot Orhan Coşkun’un ise kalıcı bir yönetici olarak değil, aniden alınan karar nedeniyle geçici olarak ve özellikle pilotların dağılmasını önlemek için stratejik olarak seçildiği ise ayağı yere basan yorumlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Şimdi tüm sektör büyük hissedarların bu görev değişikliğinden sonra gerek hukuki gerek ise yönetimsel anlamda nasıl kararlar alacağını merakla bekliyor. Elbette eski CEO Tuncay Doğaner’in de tutumu merak edilenler arasında.
www.gokyuzuhaberci.com-Yusuf Zengin

