Uğur Dündar isyan ediyor
Kayıtlar topluma yansıdıktan ve aleniyet kazandıktan sonra kamu yararı bulunan bölümlerini, özet olarak sizlerle paylaştım.
Hiçbirini satır satır kullanmadım ama yolsuzluk ve rüşvet iddialarını cesaretle dile getirmekten de kaçınmadım.
Kişilik haklarına, özel hayatın mahremiyetine, aile kavramına asla saldırmadım, tam tersine saygılı yaklaştım.
Kimseyi karalamadım, iftira ve isnatta bulunmadım.
Peki niçin böyle davrandım?
Cevabı çok basit:
Evrensel meslek ilkelerimiz gerektirdiği için böyle davrandım…
* * * *
Ama onlar, onca rezilliğin ortaya dökülmesinden sonra sokağa çıkamaması gerekenler, sorumlu gazetecilik anlayışımıza teşekkür edecekleri yerde, aleyhimize davalar açmaya başladılar.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Meclis kürsüsünden “Milyonali” diyerek seslendiği eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım bunlardan biri…
Benden 200 bin lira tazminat istiyor, ayrıca hapse girmem için ceza davası açmaya hazırlanıyor!
Peki işlediğim büyük suç (!) ne?..
5 Nisan 2014 tarihinde SÖZCÜ’de yer alan yazım!
O yazıda İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havalimanı’na 2. pistin ve 112 metre yüksekliğinde bir uçuş kontrol kulesinin inşa edileceğini, 2 milyar dolarlık ihalenin yakında yapılacağını belirterek, şu hatırlatmada bulunmuştum:
* * * *
“Seçimler öncesinde açıklanan ses kayıtlarından biri de bu ihaleyle ilgiliydi.
Ön yeterlilik belgesi veren grup firmalar arasında yer alan Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz, o kayıtlarda birlikte hareket ettiği müteahhit arkadaşına “Sabiha Gökçen işini hallettim. Ama yüzde 10’la!..” diyordu.
Ardından da “Sırada 4’lük (4 milyar dolarlık)bir iş var. Bunlara da çalışın talimatı verildi” diye ekliyordu.
Mehmet Cengiz, Sabiha Gökçen Havalimanı’na inşa edilecek yeni pistin ihalesini alabilmek için kime yüzde 10 verdiğini de hakim kararıyla dinlenilen o telefon görüşmesinde ayrıntılı biçimde dile getiriyordu.
Anlattığına göre 14 Kasım 2013 günü, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la İstanbul’daki Kıyı Emniyeti Sosyal Tesisleri’nde buluşmuşlar ve gece 23.00’e kadar pist ihalesini konuşmuşlardı.
Birçok projede ortaklık yaptığı işadamı Kolin İnşaat’ın sahibi Celal Koloğlu’na aktardığı bilgiye göre konuyu o görüşmede halletmişti.
Peki nasıl?
Ses kayıtlarındaki iddiaya bakılırsa “Beyefendi” dediği Binali Yıldırım’a yüzde 10 vererek!
Zira hakim izniyle yapılan ses kaydının son bölümünde Mehmet Cengiz, “Akşam işi bitirdim ama on, on” demiş, ortağı Nihat Özdemir de “Yüzde mi, toplam mı” diye sorunca da, o “Yüzde…” cevabını vermişti.
Mehmet Cengiz konuşmasını tarihe geçen şu sözlerle noktalamıştı.
“Bu milletin a…’sına koyacağız sen merak etme!..”
* * * *
Şimdi soruyorum:
Bunları ben mi söyledim?
Kıyı Emniyeti’ndeki toplantıyı ben mi organize ettim?
Arkadaşlarına o görüşmeyi ballandıra ballandıra anlatan, bu arada “4 milyar dolarlık yeni işe çalışın” vaadini aldığını aktaran müteahhite o sözleri ben mi verdim?
“İşi aldık ama yüzde on, on…” laflarını ben mi söylettim?
Tabii ki hayır.
O halde ben ne yaptım?
Gazetecinin yapması gerekeni yaptım. Yani tüyü bitmemiş yetim hakkının bulunduğu bir konuda, toplumun gerçekleri öğrenmesine yardımcı oldum.
İftira atmadım, yalan söylemedim.
Görünürdeki gerçeğe ayna tuttum.
“Buna rağmen size niçin dava açılıyor?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Amaç farklı! Amaç gazeteciyi yıldırmak, iktidar mensuplarını zora sokacak haberleri kovalamaktan vazgeçirmek!..
* * * *
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Yılın Siyasi Haberi” ödülünü verdiği “Kayınpeder Enişte Çok Para Var Bu İşte” haberlerini yaparken de benzer durumla karşılaştım.
Eski Bakan Suat Kılıç ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun peş peşe gönderdikleri 5 tekzip ve ceza davası açma girişimlerini SÖZCÜ’nün değerli avukatı İsmail Yılmaz’la birlikte yargıya kapı gibi belgeler sunarak sonuçsuz bıraktık.
Mücadelemiz bununla da bitmedi. Suat Kılıç’ın aleyhime açtığı 100 bin liralık tazminat davasında haklı mücadelemizi sürdürüyoruz.
* * * *
Sevgili okurlarım,
AKP iktidarı biat etmeyenlerin kalemlerini kırıyor, işten attırıyor, pes etmeyenleri davalarla yıldırmaya çalışıyor, olmadı, bir bahane uydurarak zindana atıyor.
AKP’nin medya üzerindeki baskılarını ve zulmünü artık “Sağır Sultan” bile biliyor.
Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un söylediklerine bakar mısınız?
Yenilir yutulur laflar mı onlar?
Adam suratlarına karşı “Türkiye’de medya, medya olalı böyle zulüm görmedi!” demeye getirirken sus pus oldular. Sonra da arkasından konuşup yine medyayı suçladılar.
SÖZCÜ

