Atatürk’ün kurduğu fabrika kapatıldı

Hitit

Cumhuriyet’in ilk yıllarında
Marsilya’dan ithalata kadar giden kiremit yokluğunu çözmek için Atatürk’ün “Şu
kiremit işini halledin, aleme rezil oluyoruz” talimatıyla 80 yıl önce
Eskişehir’de kurulan Türkiye’nin ilk kiremit fabrikası siyah kurdele bağlanarak
törenle kapatıldı.

1927 yılında Türkiye’nin ilk
kiremit fabrikası olarak kurulan ve aynı zamanda Türkiye’nin ilk üretim
tesislerinden olan Kılıçoğlu Kiremit, Eskişehir’deki fabrikasını siyah kurdeleli
törenle kapattı.

FABRİKANIN ÖYKÜSÜ:

Pek çok üründe olduğu gibi
Cumhuriyetin ilk yıllarında kiremit kıtlığı da yaşanıyor. Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nin (TBMM) çatısını kaplayacak kiremit dahi bulunamıyor. Cumhuriyetin
kurulmasıyla birlikte başlayan yapılaşmada üretimi olmayan kiremitler Fransa’nın
Marsilya şehrinden ithal ediliyor. Bu duruma çok içerleyen cumhuriyetin kurucusu
Atatürk, Eskişehir’den birkaç kişiyi topluyor ve “Şu kiremit işini halledin,
aleme rezil oluyoruz” diyor. Toprağı uygun olduğu için seçilen Eskişehir’e
Deliorman’dan gelen Sabri Kılıçoğlu, 1927’de fabrikayı kurarak üretime başlıyor.
Kılıçoğlu Kiremit’in Yönetim Kurulu Başkanı Savaş M. Özaydemir, Sabri
Kılıçoğlu’nun damadı olarak, 1992’de fabrikayı aileden devralmıştı.

ANLAMI ÇOK BÜYÜKTÜ:

Fırından çıkan son kiremiti
alarak, fabrikanın en eski çalışanının da katıldığı hüzünlü bir törende
fabrikaya siyah kurdele bağlayan Savaş M. Özaydemir, fabrikanın kendileri için
çok büyük bir anlam taşıdığını belirtti. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin
kentsel dönüşüm projeleri kapsamında üretimi durduklarını söyleyen Özaydemir,
“Bize 30 Ağustos’a kadar zaman verilmişti. Biz de o gün bir tören yaptık. Bizim
için çok anlamlı olduğundan öyle sessiz sedasız kapatmaya gönlümüz razı olmadı.
İnsanlar daha çok açılış törenlerine alışıklar tabii ki, ama biz kapanış töreni
yaptık” dedi.

ŞIK MİMARİSİ VAR:

Müze olarak değerlendirileceği
söylenen fabrika binasını nasıl değerlendirecekleri konusunda Özaydemir, şöyle
konuştu: “Bu çok güzel bir mimariye sahip, şık bir bina. Çok farklı amaçlarla
kullanılabilir. Şu anda nasıl değerlendireceğimize karar vermedik. Güzel bina
uygun bir şekilde değerlendirilir. Önümüzdeki günlerde karar
vereceğiz.”

ÜRETİM DEVAM EDİYOR:

Kılıçoğlu Kiremit’in daha önce
başladığı Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki üretimini artırarak devam
edeceğini belirten Özaydemir, söz konusu tesisin Türkiye ve Ortadoğu’nun en
büyük en modern kiremit fabrikası olduğunu söyledi. Özaydemir “Organize Sanayi
Bölgesi’ndeki fabrikanın kapasitesi zamanla daha da artırılabilir. Sadece
şehirde bulunan fabrikamızı kapattık. Üretimimiz sürecek” diye konuştu.

1.7 MİLYAR KİREMİT:

80 yılı geride bırakan fabrikada
bugüne kadar 1 milyar 750 milyon adet kiremit üretildi. 100 milyon metrekareyi
aşan üretimle Kılıçoğlu, milletvekili lojmanlarının da arasında bulunduğu
Türkiye’nin pek çok önemli yapısının çatısında yer aldı. Demiryolu sayesinde
Kılıoğlu üretimini Cumhuriyetin ilk yılları da dahil olmak üzere Türkiye’nin her
yerine ulaştırdı. Uzun yıllardır Ortadoğu ülkelerine yoğun ihracatı olan
Kılıçoğlu, Kıbrıs ve İsrail’de de önemli ağırlığa sahip. ABD’den gelen talep
doğrultusunda Kılıçoğlu, geçen yıl bu ülkeye de ihracata başladı.

İNGİLİZ’E SATILMADI, DAMAT DEVRALIP HAYATA
DÖNDÜRDÜ

1990’ların başında yönetim
boşluğu yüzünden zora giren Kılıçoğlu Kiremit’i ailenin damadı Savaş Özaydemir
yeniden hayata döndürmüş. Özaydemir, daha önce Hürriyet gazetesine verdiği
röportajda şunları anlatmıştı: “1980’de yönetim kurulu üyesi oldum. 1985’te sen
‘yönet’ dediler, olmadı, 1986’da bıraktım. 1991’de İngiliz bir firmayla
ortaklıkta anlaşılmıştı. İçinde bulunduğum yönetim kurulu satışı reddetti.
Körfez Savaşı da başlayınca İngilizler çekildi. Piyasa çok kötüleşti ve aile
bana ‘sen bu şirketi devral ve yürü, yabancıya gitmesin’ dedi. 1992 Mart’ında
başladım.”


KOÇ’UN TOPLADIĞI KİREMİTLER MECLİS ÇATISINI
TAMAMLADI

Cumhuriyetin kurulduğu ilk
yıllarda yaşanan kiremit yokluğunu ve ilk TBMM binasının faaliyete geçişini,
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, 23 Nisan 2003’te yaptığı konuşmasında şöyle
anlatmıştı: “Harap haldeki binayı Ankaralılar bağış toplayarak tamir ettirdi,
bina temizlendi. Ancak binanın çatısı bir türlü tamamlanamadı. Bir genç adam, o
meşhur zekası ile sokak sokak dolaşıp evlerin çatılarındaki kiremitleri bir
miktar para vererek topladı, sonra da Meclis’in çatısını tamamladı. Bu genç
adamın adı Vehbi Koç’tu.”

Keyvan