EZPaz: Yeni Havaalanı Güvenliği
Kuala Lumpur Uluslararası Havaalanı’nda (KLIA) hayata geçirilen EZPaz adlı biyometrik yüz tanıma sistemi, yolcuların havaalanındaki güvenlik ve biniş süreçlerini kolaylaştırıyor. Malaysia Airports Holdings Bhd’nin bu yeni teknolojisi, yolculara yüzlerini kullanarak hızlı ve sorunsuz bir şekilde güvenlik kontrol noktalarından geçme imkanı sunuyor.

Yeni sistemi kullanan yolcular, check-in, bagaj teslimi, belge doğrulama ve güvenlik kontrolleri gibi işlemleri hızla tamamlayarak uzun kuyruklardan ve bekleme sürelerinden kurtuluyor. KLIA Terminal 1 ve Terminal 2’de uygulanan biyometrik sistem, yolcuların uçtan uca bir kolaylaştırma sürecinden geçmelerini sağlıyor.

EZPaz kullanıcıları, havaalanına varmadan önce MYAirports veya Air Asia FACES uygulamasını kullanarak biyometrik bilgilerini kaydedebilirler. İlk yüz taramasını yaptıktan sonra, EZPaz kiosklarında check-in yapabilir, belgeleri doğrulayabilir, bagaj etiketlerini yazdırabilir ve yüzlerini kullanarak uçaklarına binebilirler.
EZPaz’ın yanı sıra, EZBagz adlı kendi kendine çanta bırakma tesisi de havaalanında hizmete sunuldu. Bu tesiste yolcular, bagajlarını bırakmak için yine yüz tanıma teknolojisini kullanabiliyorlar.

Malaysia Airports, Nisan 2022’de EZPaz’ı ve Mayıs 2023’te EZBagz’ı devreye alarak, yolculara daha hızlı ve güvenli bir havaalanı deneyimi sunmayı hedefliyor. Yüz tanıma teknolojisinin kullanılmasıyla birlikte güvenlik önlemleri de artırılarak, sahtekarlık ve kimlik hırsızlığı riski en aza indiriliyor.
Biyometrik verilerin güvenliği konusunda endişe duyan yolcular için Malaysia Airports, kişisel veri koruma yasalarına uygunluk ve gizlilik konularında şeffaf bir politika izlediğini belirtiyor. Biyometrik veriler, uçuşun kalkışından üç saat sonra siliniyor ve sistem kullanılmadan önce yolcular gizlilik konusunda bilgilendiriliyor.

Malezya Havalimanları, EZPaz ve EZBagz’ın başarısı üzerine, önümüzdeki dönemde bu teknolojiyi daha fazla havayolu şirketiyle genişletme planları yapıyor. Havaalanı yetkilileri, biyometrik teknolojinin sürekli olarak iyileştirileceğini ve daha geniş kapsamlı bir kullanıma sunulacağını vurguluyor. Bu adım, pandemi öncesi seviyelere ulaşması gereken artan yolcu hareketleriyle başa çıkmak için havaalanı kapasitesini optimize etmeyi hedefliyor.

