‘Grev felakete yol açar’
Barut, sektörün turist sayısı itibariyle olumlu bir tablo sergilemekle
beraber, uygulanan düşük kur politikası nedeniyle şirketler bazında
ciddi bir karlılık düşüşü yaşandığına dikkat çekerek, “Bu kurlarla
turizm sektörünün rekabet etmesi mümkün değildir” diye konuştu.
TÜROFED
Başkanı Ahmet Barut, İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında, tüm
ülkeler kategorisinde 2006 yılında düşüş gösteren turist sayısının
Temmuz 2007 itibarıyla artıya dönüştüğünü ve 2005 yılındaki olumlu
rakamların yeniden yakalandığını açıkladı.
Temmuz 2007
itibarıyla AB’den gelen turist sayısı yüzde 13.4 artışla 6 milyon 488
kişiye ulaşırken, içinde Rusya Federasyonu’nun en büyük payı
oluşturduğu BDT ülkelerinden gelen turist sayısı da yüzde 27 gibi
yüksek bir artışla 2 milyon 633 bin kişi oldu.
Doğu Avrupa
ülkelerinden gelen turist sayısında da önemli bir artış meydana geldi.
Bu bölgeden gelen turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde
21.1’lik artışla 3 milyon 728 bin kişiye çıktı. Asya ülkelerinden
toplam turist sayısı da söz konusu dönemde yüzde 20.2’lik yükselişle 1
milyon 445 bin kişiye ulaştı.
“TÜRKİYE 30 MİLYON TURİSTE YETER” ?
Ahmet
Barut turist sayısı itibarıyla geleneksel pazarlar olan AB ülkelerinden
gelen turist sayısında 2005 düzeylerini yakalamakla beraber, Türkiye
karşıtlığının sürdüğü bazı ülkelerde artış oranlarının hala istenilen
düzeylerin altında kaldığını vurgulayarak “’Biz AB pazarına çok önem
veriyoruz. Ruslar Türkiye pazarını kapattı. Avrupalılara yer kalmadı’
diye bir şey söz konusu olamaz. Türkiye’nin mevcut kapasitelerle 30
milyon kişiye ev sahipliği yapacak gücü var. Avrupalıya, Amerikalıya,
Ruslara herkese Türkiye’de konaklayacak yer var. Türk turizminin
kazanılmış kalelerini kaybetme gibi bir lüksü olamaz. Tek bir pazara
bağlanmak hiçbir zaman doğru değil. Mümkün olduğunda pazarın
çeşitliliğini artırmak lazım” diye konuştu.
BU KURLA TURİZM GİDEMEZ
Ahmet
Barut 2007 ilk döneminde turizm sezonunun iyi bir başlangıç yapmamakla
birlikte sonraki aylarda bu trendin tersine döndüğünü ve Türkiye’ye
gelen turist sayısında önemli bir canlanma meydana geldiğini
söyleyerek, “Bir sektörün yükselirken yükselişini sürdürmek kolay.
Ancak düşüşe geçen bir sektörü yeniden artıya dönüştürmek hiç de kolay
değil. Bir kere turizmin en büyük sorunu düşük kur politikası. Euro 5
sene önceki, dolar da 6 sene öncesindeki değerinde. Aynı dönemde
enflasyon yüzde 50’leri aşmış durumda. Bizim kazancımızın belirli bir
bölümü döviz cinsinden. Giderimizin yüzde 100’ü ise YTL üzerinden.
Aradaki enflasyon farkını nasıl dengeleyebiliriz. Bu kalitede bir
hizmeti bu kadar düşük kar marjlarıyla vermemiz mümkün değil” dedi.
Barut
Merkez Bankası’nın nasıl kurlar yükselirken müdahale ediyorsa, kurlar
düşerken de müdahalesinin olması gerektiği görüşünü savundu.
THY GREVİ
Ahmet
Barut THY’de yaşanan sorunlara değinirken “THY’de yaşanan sıkıntının
bir şekilde sona erdirileceğini umuyoruz. Tarafları aklı selime davet
ediyoruz. Hem sendika hem de işveren taviz verirse bir orta yol
bulunur. Her ülkede grevler oluyor. THY greve giderse felaket olur
senaryolarına katılmıyorum” diye konuştu.
KÜLTÜR VE TURİZM AYRILSIN
TÜROFED
Başkanı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ayrılacağı yolundaki haberlerle
ilgili olarak da, “Kültür ve turizm tabii ki birbirine yakın alanlar.
Biz kültürümüze de sahip çıkmak istiyoruz. Biz Kültür ve Turizm
bakanlığı ayrılsın diyen taraftayız. Ancak turizm tümüyle ticari bir
alan. Onun gerekleri de çok başka” açıklamasında bulundu. Basın
toplantısı sırasında soruları yanıtlayan TÜROFED Başkanı Barut susuzluk
ve elektrik kesintileri ile ilgili olarak da şu görüşleri dile getirdi:
“Turizmin
başkenti İstanbul’da elektrik kesintileri, Türkiye’nin başkentinde
susuzluk var. Turizm bu kadar büyüklüğe ulaşmışken yaşanan bu sorunları
kabul etmek mümkün değildir. 15 sene önce böyle şeyler olacak dense
kesinlikle inanmazdım. Elektrik kesintileri o kadar yoğun yaşanıyor ki
turistlerin kafasında soru işaretleri uyanmaya başladı. Gelecek yıl
temmuzda Türkiye’ye gelmeyi düşünen bir turist ‘Acaba gidersem klimalar
çalışmazsa ne yaparım’ diye düşünmeye başladı.”

