Melih Aşık Kimlik ne işe mi yarayacak?
Kendinizi yorgun argın bir taksiye atıyorsunuz… Nereye beyim, diye soran şoför “Kadıköy” lafını duyunca adeta refleks halinde soruyor:
– İkinci köprüden gitsek mi beyim, birinci köprüde trafik var da…
İkinci köprü dediği 15 YTL kazık ve en az 20 dakika vakit kaybı demek…
Yaptığının ayıp olduğunu söyleyince bu defa mağdurları oynuyor…
Kooperatife ayda 40 YTL veriyormuş… Araç başına 150 YTL ödeniyormuş…
Valilik boyunlarına birer kimlik asmış, ona da 60 YTL ödemiş…
Kimlik ne işe mi yarayacak? Eğer şoförü şikâyet etmeye kalkarsanız adını kafanızı uzatıp oradan okuyacakmışsınız! Şikâyet sonrası şoförle yüzleşecek, haklı olduğunuza ilgilileri ikna edecekmişsiniz… Kim uğraşır bunlarla?
Paris’te taksilerin arka yan camlarında, Almanya’da torpido gözü yanında şikâyet telefonları yazılıdır. Oradan telefon numarasını sessizce alır, ilgili yere bildirirsiniz. Atatürk Havalimanı taksi işletmesi bunu yapmaya yanaşmadı. Sonuç meydanda… Ayrıca işletmeyi düzeltmenin basit bir yolu var… Denetim firmalarından biriyle anlaşırsınız. Firma birkaç elemanını uçak yolcusu kılığında taksilere bindirerek kontrol yapar… Kötü niyetli şoförler saptanır… Cezalandırılır… Tabii bu kentin bir de Emniyet Müdürlüğü vardır. Taksileri denetlemek onların da görevidir… Ama onların da umurunda değildir taksici kazıkları…
Yabancı konukları ülkemizden soğutmak mı istiyorsunuz? Onları ayaklarını topraklarımıza basar basmaz kazıklamak en iyi yoldur. Biz bu işi iyi başarıyoruz… İşin bir tuhaf tarafı da… Üç kuruş için turizme ve ülke imajına muazzam darbe vuran sorumsuz şoförlerle turizm kuruluşlarının hiç mi hiç ilgilenmemesidir…

