Reklamcılık mı Habercilik mi?

Hitit

Yazılarımın yayınlandığı Airporthaber isimli haber sitesi sahibi; Bazı kesimlerden gelen yoğun baskılar ve siteye reklam alınmasının önleneceği, verilen reklamların durdurulması için girişimde bulunulacağı yönündeki tehditler nedeniyle, yazılarımın yayınlanamayacağını bildirmiştir.
Reklam almak suretiyle para kazanmak amacıyla yayın hayatına devam etmek zorunluluğu bulunduğunu öne süren Airporthaber, maalesef, baskı, tehdit ve şantajlara boyun eğmek zorunda kalmıştır.
Yazılarımın yayınlanmasının, tamamen Airporthaber’in takdir ve tasarrufu altında olması gerekmesine rağmen, varlığını devam ettirebilmek için, reklam aldığı, reklam almayı düşündüğü kurum ve kuruluşlara ve onları etkileme gücüne sahip olanlara bağımlı olduğu anlaşılan Airporthaber’in, bu baskı ve tehditlere direnememesi üzücü olduğu gibi, basın özgürlüğü açısından da utanç vericidir.
Bu utanç, kendisini gazeteci olarak niteleyen ama aslında, tüccar zihniyeti ile para kazanmak için pek çok şeyini, hürriyetini dahi feda edebileceği ortaya çıkanlar için çok daha büyüktür. Bu gazeteci geçinenler, aslında temel hak ve özgürlükleri yok etmek isteyenlerin maşaları, piyonları ve hokkabazlarıdır. Bunlar, belki kısa bir dönem, yalakalık yaparak varlıklarını sürdürebilirler. Ancak, ergeç bu çürükler, yerlerini bulacak, “gerçek gazeteci” olmak isteyen insanlara kötü bir örnek olarak gösterileceklerdir. “Tüccar-gazeteci”lerin, “gerçek gazeteci” ler arasında, medya dünyasında elbette ki hiç bir zaman yeri yoktur ve olmayacaktır.
Nitelikleri ortaya çıkan, reklam almak için kapı kapı dolaşan bu tüccar-gazetecilerin sahibi olduğu kuruluşlara reklam veren firmalar da, elbette kimlere reklam vereceklerini, hangi basın-yayın kuruluşunun buna layık olduğunu değerlendireceklerdir… İfade özgürlüğünü yok ederek reklam almayı umanlar hayal kırıklığına uğrayacaklardır.
Kaldı ki; tiraj veya internet sitesinin tıklanma sayısı reklam alınmasında önemli bir etkendir ve okurların, basın özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü üç kuruşluk reklam ücreti için feda eden bir haber sitesini ne kadar okuyacakları, tıklayacakları şimdiden tahmin edilebilir.
Yazılarımdan hoşlanmayan, gerçeklerin bilinmesini istemeyen, haksızlıkların, yolsuzlukların kamuoyu tarafından duyulmasını engellemek isteyen, çok önemli bazı gerçekleri açıklayacağımı öğrenen bazı kesimlerin baskı ve tehditleri, basın özgürlüğüne sıkılmış kurşunlardır… Ve bu olumsuz ortamın da kendisini gazeteci olarak tanımlayan bir şahıs tarafından yaratılması son derecede düşündürücüdür.
Demokrasi; çetelerden korkmayan, halkın sesi olabilen, özgürlükleri savunabilen bağımsız basın-yayın kuruluşlarının varolduğu bir toplumda gelişir…
Basın özgürlüğünün, düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması, ancak faşist yönetimlerin başvuracağı bir yöntemdir…
İnsanları susturmanın mümkün olabildiği bir toplum sadece totaliter rejimlerle idare edilen bir toplumdur.
Basın özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü, haber alma özgürlüğünü baskı ve tehditlerle kısıtlayanları, yok etmeye çalışanları şiddetle kınıyorum. Bu davranışlar, planlanan demokrasi ve cumhuriyet karşıtı değişim çabalarının en bariz göstergesidir.
Bulabileceğim her ortamda, kendi gücüm kadar, rejimin, demokrasimizin, cumhuriyetimizin temel değerlerini korumaya, Kemalizm yönündeki düşüncelerimi ifade etmeye, gerçekleri, haksızlıkları, yolsuzlukları yazmaya devam edeceğim…
Onur Güntürkün

Keyvan