Son Dakika: TÜRK-İŞ Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Rakamlarını Açıkladı!
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), çalışanların geçim şartlarını ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimlerini ortaya koyan “Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, hayat pahalılığı ve yüksek fiyat seviyeleri hanehalkı bütçesini zorlamaya devam ederken, yoksulluk sınırı 116 bin TL barajını geride bıraktı.
Açlık Sınırı 36 Bin TL’ye Yaklaştı
TÜRK-İŞ verilerine göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 35 bin 758,88 TL‘ye yükseldi. Geçen ay (Mayıs 2026) 35 bin 174,85 TL olan açlık sınırı, bir ayda 584 lira birden artış gösterdi.
Yoksulluk Sınırı 116 Bin 478 TL Oldu
Gıda harcamasının yanı sıra giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarını temsil eden yoksulluk sınırı ise 116 bin 478,40 TL olarak hesaplandı.
Tek başına yaşayan bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise haziran ayı itibarıyla 46 bin 248,50 TL seviyesine ulaştı.
TÜRK-İŞ Haziran 2026 Ekonomik Gösterge Tablosu
| Gösterge Türü | Haziran 2026 Tutarı (TL) | Mayıs 2026 Tutarı (TL) |
| Açlık Sınırı (4 Kişilik Aile) | 35.758,88 TL | 35.174,85 TL |
| Yoksulluk Sınırı (4 Kişilik Aile) | 116.478,40 TL | 114.576,10 TL |
| Bekar Bir Çalışanın Yaşam Maliyeti | 46.248,50 TL | 45.488,25 TL |
Mutfak Enflasyonunda Yıllık Artış Yüzde 36,93
Araştırma sonuçlarına göre, mutfak enflasyonundaki artış hızı haziran ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,66 olarak gerçekleşti. Son altı aylık artış oranı yüzde 18,63 olurken, yıllık bazdaki artış ise yüzde 36,93 seviyesine ulaştı.
TÜRK-İŞ tarafından yapılan yazılı açıklamada, temel gıda ürünlerinde fiyat artış hızının geçmiş aylara göre yavaşlama eğilimine girdiği, ancak fiyatların ulaştığı mevcut yüksek seviyelerin hanehalkı üzerindeki baskıyı koruduğu vurgulandı. Ayrıca, yılın ikinci yarısında asgari ücrete ara zam yapılmamasının, sabit gelirlilerin ve çalışanların alım gücü üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi.

