Tokat Havalimanı’nda minare tartışması
Başkanı Mehmet Bekçi, minarenin bahane edilmeye başlandığını ileri
sürerken, CRJ 900 Tip Şefi Kaptan Batu Hanağasıoğlu ise minarenin
kendilerini engellediğini söylemişti.
2006 yılının Mayıs ayında
Tokat Havaalanı pistinde yaşanan ondülasyon nedeni ile 2.6 milyon
YTL’ye ihale edilerek pist beton ve asfalt dökülerek yenilenmiş, pistin
boyuda uzatılarak bin 925 metreye çıkartılmıştı. 3 Aralık 2006
tarihinde pist yenilerek tekrar hava trafiğine açılırken aradan geçen
yaklaşık 1 yılın sonunda Tokat Havaalanı’nda Nisan ayına kadar
seferlerin durdurulduğunun bildirilmesi kentte şok etkisi oluşturdu.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Tokat Esnaf ve Sanatkarla Odaları
Birliği (TESOB) Başkanı Mehmet Bekçi, Atlasjet Havayolları’nın
istekleri doğrultusunda milyonlarca lira harcanarak yatırım yapıldığını
bugün ise çeşitli bahaneler üretildiğini ileri sürdü. Başkan Bekçi,
“Tokat’a 1 yıldır seferlerine devam eden Atlasjet Havayolları her
nedense orda bir minareyi bahane etmeye başladılar. Daha önceden de o
minare ordaydı halen orda. Tahmin ediyorum aldığımız bilgilere göre ne
kadar doğru yanlış
bilemiyorum ama yetkililer tarafından Atlasjet’in filosunda bulunan iki
uçağa ‘uçamaz’ raporu olduğu ve bir uçağı iade edildi. Kısaca
filosundaki eksiklik nedeniyle uçak seferlerinin iptal edildiğini bizde
kamu oyundan öğreniyoruz. Şirket yetkililerinin bu konuda çıkıp
nedenleri Tokat halkına izah etmek zorundadır. Çünkü Tokat vermiş
olduğu sözü tutarak, havaalanına sahip çıktı. İlimizde yolcu sayısında
sorun yok. Bu konuda devlet yetkilileri ve milletvekillerinden acil
çare bekliyoruz. Biz havaalanımızı
istiyoruz” dedi.
Öte yandan, seferlerin durulması öncesinde 18 Aralık 2007 tarihinde
Tokat’ta basın açıklaması yapan CRJ 900 Tip Şefi Kaptan Batu
Hanağasıoğlu, Tokat Havaalanı’na kapalı havalarda uçağın piste inişe
yaklaşmasında sorun yaşadıklarını söylemişti. Pistin 34 derece batıya
kaydırılması gerektiğini ve bu şekilde havaalanına ILS’in
kurulabileceğine dikkat çeken Hanağasıoğlu, “Pisti görmeden alçalmaya
devam ederken 3 bin 200 fite inmemiz lazım. 3 bin 200 fite indiğimizde
çok küçük hatalar yapıldığında tepenin
yamaçlarından alacaklı çıkarız. Bu pist 34 derece daha batıya
kaydırılmış olarak yapılsaydı. Her türlü uçak iner ve her türlü
seyrüsefer yardımcıları konulabilirdi. Bu şartlar altında hiçbir
seyrüsefer yardımcısı piste yaklaşmak için konulamaz” diye
açıklamalarda bulunmuştu.
Hanağasıoğlu, ayrıca açıklamalarında havaalanı karşısında bulunan cami
minaresinin kendilerini etkilediğini ifade ederek şu şeklide konuşmuştu:
“İnişte devamlı minare altımızda kalıyor. İnsanız bir gaflet, hata
minarenin kellesi uçtu gitti. Kanat kopar gider. Bizim havaalanına
kalkış ve iniş anları çok önemli anlarımız. Uçağın en kritik anları.
Kalkış anında motorlardan es kaza biri arıza yapsa aynı şekilde irtifa
alma şansımız yok. Güç azaldığı için daha düşük oranda bir irtifa almak
durumundayız. Dolayısıyla o minare bizi engelliyor. Ama
kaldırtamıyoruz. Başka konulara giriyor iş tabi ‘minareye dokunulmaz’
saygımız var ama insan canı daha
kutsal bana göre”.

