Mehmet Ağar, Taksiciler Kooperatifi’ni Ziyaret Etti
Varmış öyle bir hareket. Başbakan’ın haberi yokmuş demek ki” dedi.
Türkiye’de demokrasi dışında hiçbir çarenin bulunmadığını söyleyen Ağar, “Türkiye demokrasi içerisinde birlikteliğini bütünlüğünü muhafaza ederek dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi haline gelecektir. Aksi bütün tavırlar Türkiye’de zaman kaybına neden oldu” diye konuştu.
Ankara’ya hareketi öncesi Atatürk Havalimanı Taksicileri Kooperatifi’ni ziyaret eden DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, taksicilerin sorunlarını dinledi. Taksicilerin önemli sorunları olduğunu belirten Ağar, “Taksicilerin can güvenliğini sağlamaya yönelik olarak güvenlik kabininin olacağı taksilerin yapılması konusunda bir vergi indirimi bekliyordu arkadaşlarımız ama nedense hükümet bugüne kadar olumlu bir yaklaşık içerisinde bulunmadı. Bir diğer mesele, haksız rekabetin olmaması lazım. Burada kamu yönetiminin mutlak şekilde tedbir alarak korsan taksiciliği önlemesi lazım. Bir diğer mesele havalimanı ile ilgili taşıma meselesi. Bunu da havaalanı yönetiminin ve Büyükşehir belediyesinin çözmesi lazım” dedi.
Türkiye’de temel meselenin güvenliğin sağlanması olduğuna dikkat çeken Ağar, özellikle nüfus artışının alabildiğine geliştiği büyük şehirler başta olmak üzere Türkiye genelinde güvenlik sorunu olduğunun altını çizdi.
Sokakları millet adına 15 günlüğüne teslim alıp onlara geri vereceğini söylediğinde büyük destek görmesinin güvenlik sorununa işaret olduğunu vurgulayan Ağar, “Bunu yapabilmenin yegane yönü güçlü bir siyasi iradeye sahip olmaktan geçer. Her şeyden evvel suçun büyüğü küçüğü olmaz. Hiçbirine göz yummamak yönetimin temel felsefesi olmalıdır. Bir diğer mesele güvenlik gücü günün her saatinde her yerde görünür olmalıdır. Bu meseleyi başaracak olan güvenlik güçlerine inisiyatif verilmesi lazımdır. Hukuk içerisinde görevlerini en güçlü şekilde yapacak noktaya taşınabilmeleri lazımdır. Gerekli her şey demokrasi içerisinde düzenlenecektir” diye konuştu.
Hükümetin işsizliği çözecek meseleleri açmak yerine küçük sosyal yardımlarla millet kandırılmaya çalıştığını iddia eden Ağar, “Elbette ki muhtaca, fakire, çalışamaz olana yardım edilecektir. Ama diğer taraftan hükümetin temel görevi iş bulmaktır. Hükümet küçük ve orta gelir guruplarının hükümeti olmaktan çıkmış, sadece tuzukuruların hükümeti olmak konusundaki kararlı gidişin sürdürmektedir. Bu gidişin son bulacağı yer seçim sandığıdır” diye konuştu.
Ağar, kendi iktidarı döneminde bütün şehrin kontrol altına alınacağının altını çizerek şunları söyledi:
“Bütün şehir aydınlık olacaktır. Şehrin hiçbir karanlık bölgesi olmayacaktır. Suç işlenen bölgelerde yeni imar uygulamaları yapmak suretiyle sosyal hayata buralar kazandırılacaktır. Taksi şoförleri başta olmak üzere toplumun her kesimi ile içlidışlı olan bütün meslek erbapları ile yakın ilişkiler kurulacak ve güvenliğin içinde aktif yer alacaklardır. Hukuk ve demokrasi düzeninin vazgeçilmez gücü olan güvenlik güçlerinin yaşam şartları da dahil olmak üzere görev yapabilme alanları en güçlü bir şekilde desteklenecektir. Ve elbette ki en küçük suçtan en büyük suça kadar hiçbir suça müsaade edilmeyerek İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin tamamı huzura kavuşacaktır”.
Hükümetin kendisini iktidar yapan oylardan seçimi kazanır kazanmaz koptuğunu söyleyen Ağar, “Kazanır kazanmaz hemen bunlardan koptu ve tuzu kuruların yanına gitti. O sofralara oturdu kalkmıyor da. Onların bilmediği bir şey vardır. İktidarı yoksular seçer. Tuzukurular iktidarın yanında olur her zaman. Yoksullar bu seçtikleri iktidarı yeni baştan değiştireceklerdir. Onun için Türkiye’nin hiçbir yerinde küçük esnaf kalmamıştır”.
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağar, bir dergide yayınlanan ve emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüğe ilişkin Başbakan’ın savcıları göreve çağırması ilgili olarak, “Savcılardan bir hareket olduğu görülüyor. Varmış öyle bir hareket. Başbakan’ın haberi yokmuş demek ki. Türkiye’de demokrasi dışında hiçbir çare yok. Türkiye demokrasi içerisinde birlikteliğini bütünlüğünü muhafaza ederek dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi haline gelecektir. Aksi bütün davranışlar yasaktır. Bunları tasvip etmemiz mümkün değildir. Aksi bütün tavırlar Türkiye’de zaman kaybına neden oldu” dedi.
Ağar, Malatya Üniversitesi Rektörü’nün sınavları iptal ederek öğrencilerini 14 Nisan’da Ankara Tandoğan meydanındaki mitinge götürmek istemesine ilişkin bir soru üzerine ise şunları söyledi:
“Türkiye özgür bir ülkedir. Demokrasi vardır. Türkiye’de hukuk içerisinde toplantı ve gösteri yapılmasından biz rahatsızlık duymayız. Önemli olan zorlama olmamasıdır. Hukuk içerisindedir herkesin protesto hakkı. Bundan dolayı sınav iptali yapılabileceğini ben zannetmiyorum”.

